Kişilerdeki kekemelik yani akıcı konuşma bozukluğu nedeniyle konuşma sırasında kişinin yaşadığı konuşma sorununu yeniden şekillendirerek kişinin konuşma sorunlarından kurtulmasına yarayan bu yönteme Fluquency Shaping Tekniği denmektedir. Bilinenin aksine bir hastalık olmayan kekemelik, psikolojik veya ruhsal bir problem olarak da görülmemelidir. Shaping Tekniği sayesinde çözüm bulunan takılmalar ve duraksamalar akıcılık kontrolünün kişilere verilmesi ile son bulmaktadır.

1905 Amerika doğumlu C. Van Riper’ in buluşu olan Fluquency Shaping Tekniği barındırdığı yeniden şekillendirilmiş konuşma alışkanlığını kişiye empoze etmeyi amaçlamaktadır. Kekemelik akıcılık bozukluğu olarak inişli çıkışlı bir grafik göstermekte, bazen geçer gibi olan bazen ağırlaşabilen bir yapısı vardır.

  1. Motivation
  2. Identification
  3. Desensitization
  4. Variation
  5. Approximation
  6. Stabilization

Yukarıda olduğu gibi altı adımı olan tekniğin, her adımı konuşma akıcılığının düzenlenmesi ve rahatça ifade edebilmeye yönelik süreçleri içermektedir. Kişilerin durum hakkında bilgilendirilmesi, süreçlere yönelik onların adaptasyonun güçlendirilmesi, duygusal dayanıklılığın arttırılması ve kontrollü konuşma alışkanlığının kişiler tarafından benimsenmesi adına egzersizler bu terapilerde uygulanmaktadır. MİDVAS olarak bilinen bu tekniğin ülkemizde yaygınlaştığı söylenemez. Ancak birçok ülkede kabul görmüş olan Shaping Tekniği, konuşma esnasında yaşanan kekemelik sorunlarının önüne geçmek adına gereken öğretiler ve uygulamaları her açıdan üzerinde bulundurmaktadır. İşitme kaybı yada zeka geriliğinin yaşanmadığı kekemelik vakalarına kesin olarak cevap veren bu teknik sayesinde Van Riper’ın dediği gibi işitebilen herkes konuşabilir.

Konuşma bozuklukları konusunda kişiye özel olmak kaydı ile doğru yöntemlerin uygulanması en önemli unsurdur. Örneğin kekemelik gibi artık alışkanlık boyutu ile refleks haline gelmiş bir durumu, sanki ruhsal yada psikolojik bir vaka gibi görüp psikoterapi yöntemleri ile telkinlerle düzeltmeye, ortadan kaldırmaya çalışmak çok doğru değildir. Ayrıca uygun tekniğin uygulandığı durumlarda da tedavi süreçlerinin kısa tutulmaması gereklidir. Uzun yılların getirmiş olduğu takılma, duraksama sorunları birkaç günde son bulacak kadar basite alınacak problemler değildir. Bu sebeple düzeltilen kekemelik vakaları için bile terapilere hemen son vermek yerine azalan periyotlarda rutin kontrollerin yapılması gereklidir.

Bir önceki yazımız olan Kekemelik Nasıl Anlaşılır başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.